DeMarcus
Cousins (Sacramento
Kings)
Jeremy
Lin (New
York Knicks)
Klay
Thompson (Golden
State Warriors)
Kyrie
Irving (Cleveland
Cavaliers)
John
Wall (Washington
Wizards)
DeMar
DeRozan (Toronto
Raptors)
Paul
George (Indiana
Pacers)
Gordon Hayward (Utah Jazz)
Kawhi Leonard (San Antonio Spurs)
DeJuan
Blair (San Antonio Spurs)
Ryan
Anderson (Orlando
Magic)
Taj
Gibson (Chicago
Bulls)
Derrick Favors
(Utah Jazz)
Yukarıdaki kadro, 2012 Londra
Olimpiyatlarına gidecek esas kadroya antreman ve hazırlık mahiyetinde kurulmuş
olan kadro. Adına ‘USA Select Team’ deniliyor yani bir nevi B takımı. Hazırlık
sürecinde as kadrodan biri sakatlanırsa pozisyonuna göre ilk bu kadrodan adam
alınacak.
Olimpiyatlarda ve Dünya
Şampiyonlarında seçilen bu kadro, ileride NBA’in elit oyuncuları olmaya aday
olarak görülür. Yani 3-5 yıl içerisinde sahne onların olacak. Select Team’e
seçilmeleri bu oyuncuların gelişimi için
müthiş bir motivasyon kaynağı olur. Zaten NBA’de çaylak veya en fazla
üçüncü-dördüncü sezonunda olan bu oyuncuların Select Team’e girmelerinin ne
anlama geldiğini kendileri de bilirler (DeMarcus Cousins’tan emin değilim bu
konuda).
Aşağıdaki kadro; 2008 Pekin
Olimpiyatlarına giden kadronun (Lebron, Kobe, Wade, Howard, Carmelo, Bosh, CP3,
D-Will, Kidd, Boozer, Redd, Prince) alternatifiydi. Bir fikre sahip olmak için
şu kadronun şimdi hangi noktada olduğunu görmek yeterli bence.
LaMarcus Aldridge (Portland Trail
Blazers)
Kevin Durant (OKC Thunder)
Jeff Green (OKC Thunder)
Luther Head (Houston Rockets)
Al Horford (Atlanta Hawks)
Andre Iguodala (Philadelphia 76ers)
Kevin Love (Minnesota
Timberwolves)
Robin Lopez (Phoenix Suns)
Kevin Martin (Sacramento Kings)
O.J. Mayo (Memphis Grizzlies)
Derrick Rose (Chicago Bulls)
Rodney Stuckey (Detroit Pistons)
Russell Westbrook (OKC Thunder)
Mesela listede şimdi NBA’de olmayan
Luther Head(???) bulunuyor. Robin Lopez’i ıskarta olarak ve Jeff Green’i de
kariyerinin başında ağır sakatlıklarla boğuştuğunu (bu sene kalp ameliyatı oldu
mesela) varsayarsak geri kalanlardan bazısı şu an ligin en elit oyuncuları
arasında bazısı da takımlarının bel kemiğini oluşturmuş adamlar haline
geldiler. Durant, Aldridge, Westbrook,
Iggy, Rose, Love, Martin, Horford NBA’in en iyi oyuncuları arasında ve
inanılmaz olan kısmı ise 2008’de ahım şahım oyuncular değildi. Tıpkı bu seneki
olimpiyatlara seçilen alternatif kadrodaki adamlar gibi.
Westbrook, Rose, Love, Lopez ve Mayo
2008’de daha henüz kolejden çıkmış, NBA’de oynamamış isimlerdi. Yukarıda kalın harflerle belirttiğim
Aldridge, Durant, Horford, Iggy, Martin ve Stuckey NBA’de oynuyorlardı. 2008’de
seçildiklerinde bu adamların ne durumda olduğuna bir bakalım:
4 sene sonra gelinen noktayı özetle
analiz edelim. Iggy ve Martin bu 6 oyuncu arasında en yaşlılarıydı (24). İkisi
2007-08’de en iyi sezonlarını geçiriyorlardı. Şimdi ise 4 sene önceki gibi
hücum tarafında etkili oldukları gözükmüyor. Örneğin bu seneki kadrodan Utah
oyuncuları Hayward(22) ve Favors(20)’ı 2008’den Iggy ve Martin dışında
listedeki diğer oyuncularla mukayese etmek gerekirse gelebilecekleri nokta bize
en azından bir öngörü verebilir. Çünkü bu oyuncular kendilerini çok
geliştirdi:
- · Aldridge’in pas ve şut efektifliği inanılmaz gelişti
- · Durant (çaylak sezonunda bayağı sendelemişti) ligde oyunun hemen hemen her kategorisine etki edip en iyi 3 oyuncudan biri haline dönüştü.
- · Horford hücumda repertuarına çok şey kattı. Böylece efektifliği arttı. Zaten takımın kullandığı şutların büyük yüzdesine sahip.
- · Rodney Stuckey bile hücum efektifliğini (offensive efficiency) 11 sayı geliştirdi. Ancak savunma tarafında adım atamadı. Yine de 2008’den daha iyi bir oyuncu haline geldiğini görebiliyoruz.
DeMarcus
Cousins fiziksel yetenekleriyle beyni arasında bir iletişim problemi var.
Garip hareketleri, sürekli top kullanması (bu sezon %44,8 FG ile oynadı. Bir potaaltı oyuncusu için
felaket), koç kovdurması (Sacramento’da bu sene koç Paul Whestpol’un ekmeğiyle
oynayan ana aktör oldu) gibi sorunsalları dışında 18,1sayı, 11ribaunt
ortalamaları ile oynadı bu sezon. Günümüzde potaaltı oyuncu için babasını satan
takımlar olduğunu düşündüğümüzde Kings için bulunmaz bir nimet (USA Milli
takımına aday seçilmesinin en önemli nedeni bence). Tabii ileride mental
birtakım şeyleri değiştirmezse olduğu yerde kalır.
Jeremy Lin’den daha önce de bahsetmiştim. Cindirella masalının kanlı canlı örneği ile
karşımızda. Sakatlanmasıydı Knicks’i belki de playoff yarışında daha üst
sıralarda görecektik. Bize 1 aylık güzel bir tat bıraktı damaklarımızda. Seneye
çok merak ediyorum nasıl bir performans gösterecek diye ama Select Team’e
seçilmesi bile kendini geç kanıtlamış bir oyuncu için önemli.
Ablam olayı
abartmış!
Bu sene Golden State’te çaylak
sezonunu tamamlayan Klay Thompson, gard rotasyonunda sakatlanan Curry’nin ve
All-Star sonrası takas olan Monta Ellis’in boşluğunu çok iyi doldurarak rüştünü
daha ilk senesinden ispat etmiş oldu. Benim radarımda olan oyunculardan biri
olan Thompson’ın bileği çok yumuşak ve birkaç sene içerisinde ligin elit
şutörlerinden biri olacak. Kendisinde Ray Allen potansiyeli görüyorum ve
yakından dikkatle takip ediyorum. Fiziği Warriors’ın birkaç senedir tüm
gardlarında olduğu gibi çok zayıf. İleride her NBA oyuncusu gibi kuvvetlenecek
ve şimdiki çelimsizliğinden eser kalmayacak. Kesinlikle milli takım için doğru
bir seçim.
Kyrie Irving başımıza taş yağmazsa
ileride milli takımın ilk beş oyun kurucusu olacak. Zaten bu sene draftta 1.sırada
seçilen Kyrie, yılın çaylağı ödülüne de açık ara sahip oldu. Nash-Kidd
jenerasyonunun miadı dolarken D-Will, CP3, Rose, Rondo evresinde bulunuyoruz şu
an. İşte bundan bir sonraki kademede Irving geliyor. Tabii daha çok genç. Takımının hem en çok sayı atan, hem de
en çok asist yapan oyuncusu (18.5 - 5.5). Zaten iyi bir oyuncu olması
bekleniyordu ama süper yıldız potansiyeli göstermesi herkes için
sürpriz. Hiçkimse Irving'in bu kadar iyi 3'lükçü olabileceğini
düşünmemişti mesela (%40'la atıyor). Üstelik yalnızca eğlenceyi değil,
basketbolu da düşündüğü belli (D-Rose kafasında). Bu sezon kritik anlarda
en çok sayı üreten oyuncu oldu. "Cavs'te şut kullanacak başka adam mı var
ki" diyenler için yüzdesini veriyorum: %55. Clutch istatistiğinin ilk 10
sırasında bu kadar iyi isabet kaydeden tek isim. Sırf bu bile potansiyelini ve
ileride nasıl bir oyuncuyla karşı karşıya olduğumuzu görebiliyorum ve ürküyorum
Güntekin!
Geçen senenin yılın çaylağı olan John Wall, ikinci senesinde pek bir ilerleme kaydedemedi ancak yine de potansiyel bir süperstar muamelesi görmekte. Milli takımda oyun kurucu olarak Irving’den sonra geleceği aşikar. Bu sene Cirq du Soleil’e taş çıkartan bir saçmalıkların içerisinde bulunan Wizards’ın bir nebze ümidi varsa o da Wall’dur. Zaten takımı onun üzerine inşa ediyorlar. Bekleyip göreceğiz seneler içinde. Ama Irving’in önüne geçebileceğini sanmıyorum.
Geçen senenin yılın çaylağı olan John Wall, ikinci senesinde pek bir ilerleme kaydedemedi ancak yine de potansiyel bir süperstar muamelesi görmekte. Milli takımda oyun kurucu olarak Irving’den sonra geleceği aşikar. Bu sene Cirq du Soleil’e taş çıkartan bir saçmalıkların içerisinde bulunan Wizards’ın bir nebze ümidi varsa o da Wall’dur. Zaten takımı onun üzerine inşa ediyorlar. Bekleyip göreceğiz seneler içinde. Ama Irving’in önüne geçebileceğini sanmıyorum.
2009’da
Toronto’nun Marcus Thornton, Jrue
Holiday, Ty Lawson’ın önünde seçtiği DeMar DeRozan’ın patlama yapmasını büyük
bir sabırla bekliyoruz. Raptors’ın sağlam bir yapısı olmadığından bunu ne kadar
gerçekleştirebilir bilmiyoruz ama özellikle şu an Holiday ve Lawson’ın playofflarda
takımlarının elzem oyuncuları haline dönüştüklerini görünce DeRozan’dan ümit
bir o kadar kesiliyor. Yerinde sayabilecek bir potansiyel olarak görüyorum ve
hayırlısı diyorum.
Kaan
Kural’ın evladı Paul George, muazzam bir savunmacı olabileceğinin sinyalini bu
çaylak senesinde bize gösterdi. Kawhi
Leonard ve Gordon Hayward da aynı yolun yolcusu. Bunları direkt sahaya
süreceksin ve rakibin 1 numaralı hücum silahını kitleyeceksin. Bruce Bowen’dan
pasajlar izletecek bir potansiyelleri var savunmada. Bunun yanında hücum
güçlerinin de olması çok yönlü oyuncular olduklarının ve istatistik kağıdının
her alanını doldurabileceklerinin kanıtıdır. Üçü birden olmasa da en az biri kesinlikle
geleceğin milli takım oyuncularındandır. Severek takip ediyoruz kendilerini.
Ryan
Anderson, Taj Gibson ve DeJuan Blair bu listede milli takımın uzunları
arasında. Gibson ve Blair daha çok hamlar ama Anderson tamamdır. Yılın en çok
gelişme kaydeden oyuncusu seçildi bu sene. Sonu, 2007’de bu ödülü alan Hido’ya
benzemesin de... Akılalmaz bir 3 sayı tehdidinin yanında bu sene aldığı
ribauntlardaki artış gözleri kamaştırıyor(5,5’ten bu sene 7,7). İleride Milli
takım için Anderson’ı diğer ikisinden daha kuvvetli bir aday olarak görüyorum.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder