Nostaljiye sarınca
yeri geldiğinde İsmet Badem-Ender Bilgin ikilisi bile gözüme hoşgeliyor ama sen
gelmiyorsun Kanal D. Dün Fener-BJK playoff serisinin 2.maçını izlerken aklıma
geldi. Twitter’da bir yorumda : “Lütfen İsmet Badem’e taraflı yorum yapıyor
diye küfretmeyin. İsmet Badem’in hala yorum yapıyor olmasına küfredin.” Öyle bir kanaldı ki NBA maçlarını verip
saatini bizden esirgerdi. 13-14 yaşındayız, daha ergeniz, içimizde basketbol
hevesi derken zaten çoğu evde olduğu gibi bizim evde de internet yoktu o
sıralar. Gazetelerin tv rehberi eki çok
yaygın ama gece saat 12'den sonrasını yazmıyorlar. Gece hangi programın
olduğunu ancak ertesi günün sabahında öğrenebiliyorsun. Resmen zeka fışkırıyor
hazırlayanlardan. Maçın saatini öğrenebilmek için kanalın spor haberlerine
yetiştin yetiştin yoksa spiker şimdi spor haberleri dediği an kapanış altyazısı
geçiyor. Saati anlamadın ya da o esnada biri konuştu, geçmiş olsun. Ertesi gün
okul varmış, şimdinin gececi yarasaları o zaman uyumak zorundaymış kimsenin
salladığı yok.
İnternet yok ama
teletext var. Kumandanın tuşlarıyla haber, spor ne bulursan okuyabiliyorsun
bazı harflerin yerinde rakam çıksa da. Maçın kaçta olduğunu öğrenebilmek için
heyecanla yayın akışına girerdin ama nafile. Ulan niye güncellemiyorsunuz.
Bugünün yayın akışını ertesi gün öğrenebiliyorsun. Kesin TV rehberini
hazırlayan adam İlker Yasin gibi bir adamdı diye düşünüyordum. Geçen gün Hıncal
Uluç bisiklet yarışının sonucunu TRT'nin
teletext'i yazmadı diye 3 sayfa yazı döşedi. Alem senle dalga geçti ama ben
seni anladım Hıncal, ben seni anladım.
“Teletext mi kaldı artık yeaa” diyenler haklıdır ama 10 sene
önce teletext candı işte. Şu videoyu izleyince ortaokul-lise yıllarıma döndüm
ve geç kalmış bir serzenişi belirteyim dedim.
Eskiler kendi zamanlarını anlatırken pek sallamazdık, he der
geçerdik ya bazen. Ulan şu an kendimi onların moduna girerken gördüm ve ense
tüylerimde tuhaf bir ürperti hissettim. Teenage’lere de tavsiyem yapmayın
etmeyin, dinleyin eskileri. Ben yine 98 Finallerinde Jordan’ın Russell’ı
iterkenki buluğu sayı gibi, 99’da Allan Houston’ın son saniyede attığı şutun
sekip girmesiyle 8.sıradan gelen New York’un 1.sıradaki Miami’yi elemesi gibi,
2000’de Batı konferans finali 4. maçında son saniyede Hidayet aptal aptal
bakarken Horry’nin attığı üçlükle Lakers’ın kazandığı gibi maçlar bekliyorum. Bekliyorum
ama gelmez biliyorum. Eski maçlar candır, anlatılasıdır, keyfi başkadır...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder