5 Mart 2012 Pazartesi

NBA Analizlerinde Spacing'in önemi


Boston’ın dünyaca meşhur ilim irfan yuvası MIT’in desteği ile 2007’den beri her sene gerçekleşen “MIT Sports Analytics Conference”,  bu sene de NBA’den 27 takımın temsilcileriyle katıldığı bir konferansla geçtiğimiz günlerde gerçekleşmiş.[1] Konuşmacılar gelişmiş istatistik, veri hazırlama, görsel takip ve daha birçok konuda sunumlarını gerçekleştirmişler.
Benim merakımı uyandıran ise görsel takip teknolojisi oldu. NBA’deki 30 takımın 10’u sahada oyuncuların,topun,hakemlerin her hareketini izleyen bu çoklu kamera yüksek teknolojisini elde edebilmek için yatırım yapmış.
 
NBA’in istatistiksel gelişiminde “spacing”[2] analizi, günümüz basketbolunda önemli konulardan biri olmuştur. Özellikle benim hayran olduğum ve bu oyunun gelişiminde benim gözümde çok büyük katkısı olan Avrupa’nın “Zen Master”ı koç Ettore Messina,  bu konu üzerinde titizlikle durur. Şimdilerde bu zat-ı muhterem Lakers’ın coaching ekibinde Mike Brown’a danışmanlık yapmaktadır.[3]
Bu konu üzerine konferanstaki konuşmacılardan Harvard profesörü Kirk Goldsberry, ligin en iyi şutörünü bulmak için bir araştırma yapmış. Parke üzerindeki alan kavramını sayısallaştıran Goldsberry, oyuncuların şut girişiminde bulunduğu(FGA-Field goal attempt) parke üzerindeki %98’lik kısmı ele almış ve bu alanı 1284 kareye ayırmış. Bu karelerin her biri 0.3 metre(1 foot) kare’ye tekabül ediyor. Sonra 2005-06 sezonundan geçtiğimiz sezona kadar olan zaman diliminde yapılan yaklaşık 700.000 şutu bu karelerin her birine yerleştirmiş. Bu noktada iki sorunun cevabını aramaya kalkışmış:
1 – En çok kare alanının içinden hangi oyuncu en az bir şut girişimde bulunmuş? Bir diğer ifadeyle her yerden skor üretebilen ve kendine güveni en fazla olan bu oyuncu kim?
2 – Bu birçok alandan gerçek anlamda en verimli sayı bulabilen oyuncu kim?
Soruların cevapları aslında hem şaşırtıcı hem değil. Bu 1284 kareden en çok alanda en az bir şut girişimde bulunan 1071 kare ile Kobe Bryant(%83). Dwight Howard –ki hiç şaşırmadık- bu karelerin sadece 4te birinde şut kullanmış. Onu da sahanın neresinden kullandığını biliyoruz. Listedeki  Top 10 oyuncudan Kobe hariç 8i kanat oyuncuları, biri ise power forvet. Kanat oyuncuları çoktan aza sırasıyla Lebron, Vince Carter, Joe Johnson, Rudy Gay, Iguadala, Ray Allen, Kevin Durant ve Danny Granger. Power forvet ise garip ama isabetli şut stili ve üç sayılık repertuvarı ile Antawn Jamison. Ama acaba Jamison bu birçok yerden gerçekten verimli şut atıyor mu?
Bu sorunun, yani ikinci sorumuzun cevabı  ligin top şutörü Steve Nash olmuş. Suns’ın oyun kurucusu bu 6 senelik kapsamda 1284 karenin 406’sında en az şut başına bir isabet bulmuş (%31,6). Sonra 386 kareyle Ray Allen gelmiş. Onu da 383 kareyle Kobe izlemiş. Bu verimlilik listesinde Kobe’nin olması aslında onu, bencil oyunu ve tartışmalı şut seçimleri ile eleştirenlerin suratına bir tokat gibi yansıyor.
 
Şut dağılımda olup da verimlilik listesi ilk 10’unda bulunan 3 isim gözüme çarptı. Bunlardan ikisi Dirk Nowitzki ve Paul Pierce. İkisi de mükemmel şutördür ve özellikle Pierce, Boston organizasyonu etrafını Garnett, Allen ve Rondo’yla süslemeden önceki dönemlerde de üç sayı çizgisi gerisinden de daha verimli yüzdeye sahipti(Tabi bu veri, bahsettiğimiz bu Goldsberry’nin listesine dahil olmadı).
Diğer isim ise Rashard Lewis(!). Benim gibi sabahlara kadar maç takip eden manyaklar onu Orlando’da düzenli izlediyse eğer, aslında ondan ceza üçlükçüsü olması istendiği bir sistemin içinde ölümcül bir şutör olmuştur zamanında. Yine de bu listede 5.sırada olması şaşırtıcı tabii. Özellikle bu veritabanı listesi (2005-2011) Lewis’in ilk 2 yılını Seattle’da geçirdiğini –ki orada o sıralar çok yönlü ve takımın bir numaralı hücum silahıydı- göz önüne alıyor.
Bunun dışında bir sürpriz isim de Rudy Gay. Verimlilik listesinde 9.sırada gözüme çarptı. Bu listeyi okuyunca Memphis’in ona güvenerek zamanında drafttan seçtiği bu 25 yaşındaki forvetin neden bu kadar arkasında durduğu ve takımı onun etrafına kurmaya çalıştığını şimdi anladım(Gay’in hiçbir zaman Grizzlies’in isteyeceği türden bir franchise oyuncu olabileceğine ilk günden beri inanmamıştım).
Yazının başında da belirttiğim gibi bu araştırma sadece ve sadece basketbol ve spacing üzerine dayalı bir çalışma. Bir diğer yapılan çalışma ise yüzbinlerce rebounda bakarak oyuncuların hangi noktaya ne zaman gelerek pozisyon aldığı, ribound’a çıkarken alıncaya kadar topun ne kadar havada kaldığı gibi ölçümlemeler de hesaba katılarak mikroskopla bile görünmeyen detaylar incelenmiş. Bilim ilerledikçe yepyeni teknolojik imkanlar, sıra dışı araştırma platformları çıkarıyor insanların karşısına. Basketbol da bu uzantının bir parçası oldu ve insanoğlu tarafından didik didik kurcalanıyor. Keyifle izlediğim bir spor dalının özellikle aramın iyi olduğu matematik ve istatistik bilimi ile olan bu entegrasyonu da karşıma böyle araştırmalar çıkarıyor ve zevkle okuyoruz.


[1]  http://www.sloansportsconference.com/
[2] Spacing, basketbolda hücumda ve savunmada özellikle topsuz oyuncuların parke üzerindeki alan dağılımı ve paylaşımıdır.
[3] http://www.nba.com/lakers/news/120104gettingtoknow_ettoremessina.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder