14 Mart 2012 Çarşamba

What is Love? Baby don't hurt me


“What is Love” diye sormuş zamanında Haddaway. Hemen cevap veriyim: Bu sene, geçen sene yaptığı çıkışın üstüne koyarak gelen, artık bir NBA takımının Garnett’ten sonra yeni yüzü olmuş , benim gözümde komple bir oyuncu Love(Power-forvet fetişistliğine devam..). O bir beyaz Hulk.
Beyaz Hulk demişken bu arada.. (Bkz: http://bit.ly/wfO9B5) Geçen sene müthiş bir sıçrama yaparak ligin en çok gelişme kaydeden oyuncu ödülünü alan Love, her geçen gün gözümde ayrı bir değere sahip oluyor. Ne yalan söyliyim 2008’de draft olup şu an ligde 4.yılını geçiren Love, 2010’da ülkemizdeki Dünya Şampiyonası’nda gözüme çarptı.  Grup maçlarında Slovenya maçını izlerken 12 dakikada 10 sayı 11 ribaunt(!) yapmıştı. Hatta geçen sene fantasy takımıma “aha bu sene patlama yapar bu adam” diye almıştım:)O gün kafamda saçmasapan bir hesap yaptım ve bir NBA maçında bu rakamların dörtle çarpılmış halini düşündüm. Ki nitekim de 40 sayı 44 ribaunt video oyununda bile yapılamazken 12 Kasım 2010 akşamı New York maçında  Kevin bu rakamlara yaklaştı. Hem de laf olsun diye tarihe geçecek bir performansla demiyeceğim çünkü gerçekten tarihe geçti. O akşam Love 31 sayı, 31 ribaunt yaparak 1982’de Moses Malone’dan sonra 30-30 rakamlarına ulaşan tek oyuncu oldu.[1] Bunu uzatmasız bir maçta yaptığını da hatırlayayım. Geçen seneyi Love, 20.2 sayı, 15.2 ribaunt, 2.5 asist ortalamalarıyla kapatırken haliyle ligin ribaunt kralı oldu ve bu sezonun başına aynı kendisi gibi geçen sene coşan Griffin’le beraber girerek “Griffin mi Love mı?” goygoyunun ana kahramanlarından biri oldu.
1988 doğumlu Kevin Love, 2008 yılında son kez giydiği UCLA takımıyla kolej kariyerini tamamlayarak hem takımını NCAA’de Final-Four’a taşıdı hem de sezon sonunda NBA draftına gireceğini açıkladı. Ayrıca o seneki performansıyla NCAA All-American First Team’e girmeyi başardı. O seneki UCLA kadrosunda tanıdık isimler dikkat çekiyordu. Şu an OKC’de Russell Westbrook, Indiana’lı Darren Collison ve Galatasaray formasıyla izlediğimiz Josh Shipp, Love ile birlikte müthiş bir sezon geçirdiler. Bu arada hiç huyum değildir kolej basketbolu izlemek ama gelecekte NBA’in önemli yetenekleri arasına girecek böyle  tıfılları önceden izlemek ayrı bir keyiftir heralde. Her neyse, sezon sonu Love drafta girip 5.sıradan Memphis tarafından seçildi (Takım arkadaşı Westbrook’u da 4.sıradan Thunder seçti). Ancak draft günü yapılan bir takasla Memphis, Minnesota’nın 3.sıradan seçtiği OJ Mayo’nun da arasında olduğu bir takasla Love’ı Minnesota’ya yolladı sırf Mayo’yu alabilmek için (Şimdi pişman olduklarına şüphe yok). Çaylak sezonunda ligde ribaunt krallığında 9.oldu Love.

 O zamanki koçu Kevin McHale, Love’ı çok beğenerek takip ediyordu ve gelişiminde büyük katkısı vardı. Ertesi sezon McHale ile yolları arayan T-Wolves, takımı Phil Jackson’ın yardımcılığını yapmış Kurt Rambis’e emanet etti. Takımı triangle offense oynatmakta direten Rambis’e Minnesota yönetimi geçen seneye kadar dayanabildi (Demek ki neymiş? Üçgen hücumu her kafasına esen her takımda oynatamıyormuş.. Saygılar Zen-Master!). Geçen sene başında takım Al Jefferson’ı Utah’a yollarken Love’ın da önünü açmış oldu ve neler yapabildiğini cümle aleme gösterdi.
Love ile birlikte bu sezon Minnesota, artık takımın Garnett’ten sonra yeni yüzünü bulmuş oldu. Love’ın çok yönlü oyunuyla ve bu sene koç Rick Adelman sayesinde geleceğin 3-5 seneye kadar Batı’da zirve adaylarından biri olduklarını kanıtladılar. Love çok yönlü derken sadece ribaunt algısından bahsetmiyorum. Takımın en skorer ismi (25.7 ppg), ligin Howard’ın arkasından ribauntlarda ikinci ismi (13.6 rpg),  geçenlerde yapılan All-Star haftasonu 3 sayı yarışmasını kazanması (Bu sene maç başına 1.8 üçlük atıyor) gibi hücum yönünün yanısıra savunma istatistikleri de gösteriyor ki[2] tam anlamıyla komple bir oyuncu oldu artık. Takım zaten Love-Rubio çekirdeğine sıkıca sarıldı ve uzun yıllar takımı bu ikili sürükleyecek eğer anormal bir durum yaşanmazsa.[3]
Gelelim Griffin mi Love mı tartışmasına.. Bana deseler bir takım kur, 4 numarana ligden kimi alırsın? İlk tercihim Love, sonra Aldridge ve sonra da Griffin olur. Bir kere göz zevki için bir takım kuruyorsam  o, kesinlikle Griffin[4] ancak winner bir takım olacaksa hem fundamental olarak hem clutch zaman denilen takımın en çok ihtiyaç olduğu zamanlarda maç içinde sorumluluğu ele alma konusunda çok çok ağır basıyor Love. Oyunun içinden bunu okuyabiliyorsunuz zaten. Love’ın post-up hareketleri, ribaunt sezgisi, pick-and-roll hücumları, savunma yardımı Griffin’den bayağı iyi. Bunu anlamak için detaylı istatistiklere de bakılabilir[5] ancak ikisinin karşılaştırmasını en iyi geçen sezondan anlarız. Çünkü ikisi de geçen sene herkese kendilerini kabul ettirdi ve takımları felaket giderken birkaç maç kazınıyorsa bu ikisi sayesinde oldu. Öncelikle Griffin’den başlayalım. Bu oyuncuların ana besin kaynağı olan point-guard’lar yokken yani bu geçen sene Chris Paul yokken Griffin yine uçuyor kaçıyor, mükemmel smaçlar vuruyor ama Griffin’in Love’a göre birden fazla oyun içi eksikliği göze çarpıyor. Paul’le beraber çok hızlı pick-and-roll’leri oynuyor burası tamam. Ama gözardı edilen ve bence Love’a göre dezavantajlı olduğu nokta: Griffin’in şutu yok. Dominantlık alanı sadece ve sadece boyalı alan olan ve burda teke tek oynayıp faul aldığında ayrı bir sorunu karşımıza çıkyor: Griffin kötü bir serbest atış yüzdesine sahip. Bu özelliklere sahip bir adam daha var NBA’de. O da Dwight Howard. Ancak Howard bir kere pivot ve Griffin’e göre uzun. Ayrıca Griffin’in aksine savunmacısını itebiliyor. Bu da fiziksel olarak çok güçlü demek. Love’a gelirsek; o da bu sene Rubio’nun gelmesiyle ikili oyunları çok iyi oynuyor. Günümüzde 4 numaralı oyuncuların şutör olması çok büyük avantaj ki Love orta karar bir şutördür ve üçlük atabiliyor. Bu da savunmacısını dışarı çekip hem pota altını boşaltıyor hem de ceza şutunu atabiliyor dışarıdan. Bütün bunların dışında Love, Griffin’den 2-3 gömlek üstün bir ribauntçu. İstatistiklerine de ayıp olmasın diye bakarsak:
Blake Griffin
FG
FT
PTS
REB
AST
ST
BLK
2010-11 Sezonu
.506
.642
22.5
12.1
3.8
0.8
0.5
2011-12 Sezonu
.531
.555
21.5
11.1
2.9
0.8
0.8

Kevin Love
FG
FT
PTS
REB
AST
ST
BLK
2010-11 Sezonu
.470
.850
20.2
15.2
2.5
0.6
0.4
2011-12 Sezonu
.449
.829
25.7
13.6
1.9
0.9
0.4

Tüm bunları değerlendirdiğimde Love, Griffin’den daha all-around bir oyuncu. Yanlız Griffin’i kötülemek niyetinde değilim –ki çarpılırım zaten- sadece Love’ın oyun içi dominantlığından ve oyunun iki tarafında daha fazla tehditi olduğundan bahsediyorum. 

[1] http://www.youtube.com/watch?v=69BDEkBqzDA

[3] Ne yazık ki Rubio 9 Mart günü Lakers maçında sol dizinde ACL tendon(ön çapraz bağlar) yırtığı nedeniyle sezonu kapattı ve dönüş tarihi ise 6-9 ay olarak belirlendi. Bu yaz düzenlenecek Londra olimpiyatlarını es geçmesinin yanı sıra en kötü senaryoya göre gelecek sezonun bir-iki ayını da kaçıracak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder