11 Mart 2012 Pazar

Sezon sonu koyvermeyi nasıl önlersin?

NBA’de takımlar matematiksel olarak playoff yarışından koptuktan sonra çok daha kötü oynadıkları tespit edildi! Bunu az çok tahmin edebilirdik ancak somut olarak istatistiğe dökülüp, elle tutulur bir veri yakalayınca daha da tatmin olduk. 2004-05 sezonundan geçtiğimiz sezona kadar olan bölümde playoff’a giremeyen takımlar, matematiksel olarak şansı kalmayana kadar %37.5’luk galibiyet yüzdesine sahip olurken, bu oran playoff şansı bitince %32’ye düşmüş. Bu altı yıllık örneklemdeki yüzdesel düşüş  bize takımların playoff biletini kaçırdıktan sonra nasıl koyverdiklerini gösteriyor.

NBA’de bu mevzuya “tanking” deniliyor ve maalesef var olan bir gerçek. Çünkü bir sonraki yıl draftta iyi bir yer elde edebilmek için ne kadar çok kaybedersen o kadar iyi bir şey yapmış oluyorsun. Bu alenen gerçekleşmiyor, belirli bir mücadele koyuyor takımlar yani saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde oynamıyorlar ama mesela maç 3.çeyrekte koparsa artık uğraşmıyorlar çevirmek için. Tabi bunu sadece playoff yarışından kopan takımlar için söylüyorum. Bunun tam tersi de oluyor ki o da playoff’u garantileyen bir takım playoff’ta hangi sırayı almak istiyorsa yani rakibini belirlemek istiyorsa ona göre oynuyor. Geçen sene normal sezonun son 2 maçına girerken Memphis 7.sıradaydı ve 2.sıradaki Lakers ile eşleşeceklerdi. Ancak kendilerine daha uygun gördükleri batı lideri San Antonio ile eşleşebilmek için son Portland ve LA Clippers maçlarında ilk 5’in 3 oyuncusu Conley,Randolph ve Toney Allen’ı dinlendirdi koç Lionel Hollins. Maç sonu ise spekülasyon olmasın diye ufak sakatlıkları vardı hepsinin diye konuştu. Nitekim geçen sene Grizzlies 8. sıradan playoffa girerek 1. San Antonio’yu  4-2 ile eleyip büyük bir sükse yarattı.


Ama bu tanking dediğimiz olgu başta bahsettiğim gibi en çok draft piyangosu(lottery)[1] kazanmak için gerçekleşiyor. Geçen hafta bahsettiğim MIT Spor Analizleri Konferansı’nda[2] bu sefer Prof. Dr. Adam Gold, bu tanking mevzusu üzerinde durmuş ve hatta bunun ortadan kalkması için bir çözüm sunmuş. Gold diyor ki; NBA’de veya diğer sporlarda takımların draft sırası playoff’tan matematiksel olarak elendikten sonra aldığı galibiyet sayısına göre sıralanmalıdır. Bu aralıkta en çok galibiyet alan takım draft’ta ilk seçim hakkına sahip olsun, diğerleri de buna göre sıralansın diyor.

Burada galibiyet sayısı, çok muallak kalıyor. Çünkü örneğin Houston playoff yarışından normal sezonun bitimine 5 maç kala koparken, Sacramento 15 maç kala kopuyor. Bu durumda haliyle Sacremento’nun alabileceği galibiyet sayısı daha fazla olabilir. Ama bu çözümün temelinde sezon sonuna doğru vites arttıran kötü takımları ödüllendirmekten ziyade tanking yapan takımları cezalandırmak yatıyor. Mesela geçen sene Timberwolves, Kevin Love sezonu kasık sakatlığıyla kapattıktan sonra tanking sürecini 2-17 ile geçerek sezonu bitirdi. Böylelikle Minnesota lottery’den de 2.sırayı kazandı ve Derrick Williams’ı draft etti. Gold’un sistemine göre Minnesota 10.sıradan drafta girmeliydi. Çünkü playoff kaçtıktan sonra üstlerinde 2 galibiyetten fazla alan 9 takım vardı.

Tanking bir yandan da koçların oyuncularına dağıttıkları süreyle de ortaya çıkıyor. Bu seneden örnek verirsek ligin şu an en kötü takımı Bobcats’te(5-34) koç Paul Silas, Boris Diaw’ın üstünü çizerek genç oyuncular Kemba Walker ve Bismack Biyombo’ya extra süre veriyor. Bu da Charlotte’ın hem bu genç oyuncuları kazanmasına hem de artan yenilgilerle birlikte gelecek sezon draftta bir numaradan seçme şansını arttırıyor. Tabi bu Charlotte’ın bu sezon seyir zevkimizi baltaladığı gerçeğini değiştirmiyor. Zira Bobcats bu sezon hücum verimliliğinde(OFF. EFF.) sonuncu, savunma verimliliğinde(DEF. EFF.) sondan ikinci sırada.[3]

Gold’un sistemi mükemmel değil tabii ki de ama ölçümdeki galibiyet sayısının basitliği, oyunu izleyenler  için de daha ilgi çekici olabilir. Sonuçta takımlar kazanmak için oynayacakları için rekabetin de var olacağı ortada. Mesela Nisan ortasında ununu elemiş iki takım olabilecek Raptors-Wizards maçını bir düşünün. Zaten kötü bir sezon geçiren bu takımların bu sistem sayesinde maç kazanma isteği de izleyicilere göz zevki sunabilir. Tabi bir de işin bu kısmında fikstürün zorluğu, oluşabilecek sakatlıklar, şans ve diğer değişkenler de devreye girebilir. Gelişmiş istatistikler, örneğin maç başına atılan sayı ve pozisyon başına yenilen sayı gibi parametreler, Gold’un sistemine dahil olan takımların kalitesini ve bu sistemde takımların sıralanmasını da göstermeye yardımcı olur.


Son olarak Gold’un bu sistemi aklıma bir soru getiriyor: Acaba sezon öncesinde mevcut kadrolarıyla playoff yapamayacağını bilen takımlar bu sisteme göre sezon başında maç kaybedip sezon sonuna doğru vites arttırarak maç kazanmaya teşvik eder mi bu sistem? Mantıklı daha birçok soru sorulabilir konuyla alakalı. NBA, draft sistemini önümüzdeki 10 sene içerisinde değiştireceğini düşünüyorum. Çok az daha mevcut draft sisteminde hatalar olduğu aşikar. Örneğin 1993’te Orlando Warriors’tan aldığı ilk sıra seçimi sayesinde Penny Hardaway’i ve 2008’de Chicago Rose’u tamamen lottery şansı ile ilk sıradan seçmişti. Drafttan önceki senelerde bu takımlar ligin en kötü galibiyet yüzdesine sahip değillerdi ve lottery sayesinde bu takımların bir anda tüm çehresini değiştirecek ve franchise oyuncusu olacak geleceğin potansiyel süperstarlarını ilk sıradan seçerek  kadrolarına katma şansı yakaladılar.  Daha birçok draft sisteminin değişmesiyle ilgili öneri NBA’e sunuluyor ve NBA yönetimi de bunları dikkate alıyor. Bakalım zaman ne gösterecek..


[1] Lottery; NBA draftından önce playoff’a kalamayan 14 takım arasında yapılan en kötü galibiyet yüzdesine sahip takıma toplam 1000 topun 250’sinin, en iyi galibiyet yüzdesine sahip olan takımın da 3 topunun olduğu ve bu  topların çekilerek draft sırasının belirlendiği bir sistem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder