6 Mayıs 2012 Pazar

Efsanevi serinin 3.maçı

Daha önce de bahsetmiştim. 2009 Boston-Chicago ilk tur serisinden[1] sonra playoff'lardaki en çekişmeli seriyi izliyoruz. Birbirine denk takımların mücadeleleri her zaman keyifli geçmiştir. 2000'lerdeki San Antonio-Dallas veya San Antonio-Lakers eşleşmeleri hep ayrı bir gözle takip edilmiş ve zevkten orgazm olma mertebesine gelinmiştir. 

2012 Playoff’larının ilk turundaki pek çok seri de havası kaçmış kolaya benzedi: Pacers vs Magic (sıkıcı), Celtics vs Hawks (rezalet), Knicks (yok)... Uzatmalar, kritik şutlar ve tartışmalara şahit olduk ama hem kötü basketbol, hem de sonucu belli maçlar bıkkınlık verdi ("Nasıl olsa Celtics'in tur atlayacağı belli. Bari seri hemen bitsin de dandik maç seyretmek zorunda kalmayalım" gibi abuk subuk bir tribe bağlamış hâldeyim.). Fakat tek başına tüm ilk turu kurtaran, izleyenleri heyecan ve adrenaline boğan (deep throat) bir seri var: Clippers vs Grizzlies.

Tarihteki en üst düzey basketbolu seyretmiyoruz elbette. İki takımın da temel eksikleri var. Mesela Clippers'ın sete set hücumlardaki istikrarı, ekonomideki dalgalı kurlara benziyor. Grizzlies'in son çeyrek hücumlarıysa kansere dönüşmüş durumda. Hem de ne kanser.

Z-Bo'nun sezon boyu yaşadığı sakatlıkların kansere etkisi büyük ama bu kadar da olmaz. Son çeyrekte efsanevi bir şut performansı sergilediler: 16'da 3 (Son 13 saniyeden sonra Gay’in 2 üçlüğü olmasa 14’te 1). Pek çok hücumda Gasol'e top değmedi (DeAndre Jordan'ın canı çıktı bu uğurda.). Conley&Gasol'un ilk iki maçtaki durdurulamaz pick&roll'lerine rastlamadık. Belli ölçülerde kendi şutunu yaratabilen OJ Mayo'nun 8'de 1 isabet kaydedip 5 top kaybı yapması da Grizzlies hücumunun dengesini alt üst etti. Fakat CP3 hariç her alanda Clippers'a üstünlük sağladıkları için son anlara önde girdiler.

Clippers[2] farkı eritebilmek amacıyla tıpkı ilk maçtaki gibi kısalıp koşmaya başlayacaktı. Tabii kısaldıklarında, 20 metrelik kollarıyla Rudy Gay, Randy Foye'un üstünden şut atıyor... sanmıştık. Olmadı.

Rudy Gay kötü performans gösterince twitter’da söyle yorumlar vardı: “Conley, Tony Allen, Mayo, Z-Bo ve Gasol (2011) playoff'lar için en iyi Grizz 5'i.”  İkinci maçta Rudy Gay en skorer oyuncuydu ama dün akşam Foye'a karşı eşleştiği anlarda sayı bulamaması herkesi şaşırttı. Hatta olası Memphis mağlubiyetinde Gay'in çarmıha gerileceğini düşünmeye başlamıştım. Fakat son dakikalardaki iki 3'lüğüyle eleştirileri yumuşatmayı başaracaktı. İlk maçın sonunda Gay'i K-Mart'la savunan Del Negro, bu defa Blake ve K-Mart'ı  görevlendirmişti; Foye karşısında düzgün şut atamayan Gay her ikisine de aldırış etmeksizin 3'lükleri yollayacak ama son pozisyonda isabet kaydedemeyecekti. Garip.


İlk maçtaki absürt comeback'in en kritik ânında Nick Young parlamıştı: 1 dakikada 3 tane 3'lük. Bu defa Randy Foye 9'da 6'yla 16 sayı attı. Reggie Evans'ın son dakikada gelen basketini de unutmayalım. Neler oluyor? Millet, "Sonraki maça Ryan Gomes ve Trey Thompkins damga vuracak." diye yorumlar yapıyordu.[3] Tüm bu saçmalıkların tek bir sebebi var: “Eğer playoff'larda maçlar son anlara kalırsa, en iyi oyuncuya sahip takım galibiyete uzanır.”

Bu seride sahada olan en iyi oyuncunun CP3 olduğunu herkes biliyor. Chris Paul'un istatistikleri son maçta: 24 sayı, 11 asist, 4 top çalma. Takımın hem beyni, hem kalbi olduğunu gerçeğini bir kenara bırakıp yalnızca son 2 dakikaya bakınca çılgın bir tabloyla karşılaşıyoruz. Paul önce orta mesafeden çok zor bir şut attı, bakmadan bounce pas verip Blake Griffin'e asist yaptı, 3 serbest atış soktu... Bahsettiğim pozisyonlar arka arkaya oluyor. (Clutch player!)

Şut, penetre ve turnikeleri;  zamanındaki Kidd'den kat kat iyi, savunması Nash'in 3 katı, Gary Payton gibi takım arkadaşlarına kötü davranmıyor, D-Will'in aksine yalnızca kazanmayı obsesyon haline getirmiş... Kariyeri gelişip serpilmedi henüz. Hâlâ ismini Kidd, Nash ve Payton'dan sonra hatırlamak zorundayız. Fakat iyi bir playoff takımını[4] yönetmeye başladığı gün, büyükler listesinde feci bir karmaşa yaratacak.

Clippers şu an 2-1 önde. Basketbolun adaleti olsaydı Memphis 3-0 önde olurdu. (Evet alenen Memphis’i tutuyorum ve başarılı olmalarını çok istiyorum).  Son olarak şöyle bir istatistik vererek kapatıyım:

§  Clippers kazandığı iki maçta toplam 2 sayı fark attı.
§  Seride oynanan 3 maçta toplam 12 çeyreğin 10'unda Grizzlies daha fazla sayı atmış (WTF?!).

Elbette bu tuhaf rakamlar seri bitmeden sonuca da yansır. Basketbol, sen nelere kadirsin!





[1] NBA tarihinin en başabaş geçen serilerindendir. 2008’in şampiyonu Boston, playofflara Garnett’siz girer. Seriyi 7.maçta kazanırlar ama kazanana kadar Chicago analarını ağlatır. Bu seride bir maç hariç galip gelen taraf hep 3 sayı ve altındaki farklarla belirlenmişti.

[2] Clippers hakkında rastgele birkaç hatırlatma: Butler sol elindeki çatlağa rağmen oynadı. Clippers normal sezona göre savunmada çok daha vahşi ama playoff temposunda hücumları  epey sancılı geçiyor. Rezalet faul atışı kullandılar. Özellikle maçın son anlarında gördük ki, Clippers topu kenardan oyuna sokma özürlü (Pondexter, Conley ve hatta bu akşam pek süre almayan Tony Allen'ın payı büyük). 

[3] Gomes ve Thompkins Clippers'ın playoff’ta kullanmadığı, rotasyonun 12. ve 13. adamları.

[4]Mesela gözlerinizi kapatın ve Miami'nin parçaladığı Knicks'ten Amar'e'yi çıkarıp CP3'yi koyduğunuzu bir düşünün (Amar'e CP3’den daha fazla para kazanıyor). Artık bir şampiyonluk adayıyla karşı karşıyasınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder