2012 Playoff’larının ilk turundaki
pek çok seri de havası kaçmış kolaya benzedi: Pacers vs Magic (sıkıcı), Celtics
vs Hawks (rezalet), Knicks (yok)... Uzatmalar, kritik şutlar ve tartışmalara
şahit olduk ama hem kötü basketbol, hem de sonucu belli maçlar bıkkınlık verdi
("Nasıl olsa Celtics'in tur atlayacağı belli. Bari seri hemen bitsin de
dandik maç seyretmek zorunda kalmayalım" gibi abuk subuk bir tribe
bağlamış hâldeyim.). Fakat tek başına tüm ilk turu kurtaran, izleyenleri
heyecan ve adrenaline boğan (deep throat) bir seri var: Clippers vs Grizzlies.
Tarihteki en üst düzey basketbolu
seyretmiyoruz elbette. İki takımın da temel eksikleri var. Mesela Clippers'ın
sete set hücumlardaki istikrarı, ekonomideki dalgalı kurlara benziyor.
Grizzlies'in son çeyrek hücumlarıysa kansere dönüşmüş durumda. Hem de ne
kanser.
Z-Bo'nun sezon boyu yaşadığı
sakatlıkların kansere etkisi büyük ama bu kadar da olmaz. Son çeyrekte efsanevi
bir şut performansı sergilediler: 16'da 3 (Son 13 saniyeden sonra Gay’in 2
üçlüğü olmasa 14’te 1). Pek çok hücumda Gasol'e top değmedi (DeAndre Jordan'ın
canı çıktı bu uğurda.). Conley&Gasol'un ilk iki maçtaki durdurulamaz
pick&roll'lerine rastlamadık. Belli ölçülerde kendi şutunu yaratabilen OJ
Mayo'nun 8'de 1 isabet kaydedip 5 top kaybı yapması da Grizzlies hücumunun
dengesini alt üst etti. Fakat CP3 hariç her alanda Clippers'a
üstünlük sağladıkları için son anlara önde girdiler.
Clippers[2] farkı
eritebilmek amacıyla tıpkı ilk maçtaki gibi kısalıp koşmaya başlayacaktı. Tabii
kısaldıklarında, 20 metrelik kollarıyla Rudy Gay, Randy Foye'un üstünden şut
atıyor... sanmıştık. Olmadı.
Rudy Gay kötü performans gösterince
twitter’da söyle yorumlar vardı: “Conley, Tony Allen, Mayo, Z-Bo ve
Gasol (2011) playoff'lar için en iyi Grizz 5'i.” İkinci maçta Rudy Gay en skorer oyuncuydu ama
dün akşam Foye'a karşı eşleştiği anlarda sayı bulamaması herkesi şaşırttı.
Hatta olası Memphis mağlubiyetinde Gay'in çarmıha gerileceğini düşünmeye
başlamıştım. Fakat son dakikalardaki iki 3'lüğüyle eleştirileri yumuşatmayı
başaracaktı. İlk maçın sonunda Gay'i K-Mart'la savunan Del Negro, bu defa Blake
ve K-Mart'ı görevlendirmişti; Foye karşısında düzgün şut atamayan Gay her
ikisine de aldırış etmeksizin 3'lükleri yollayacak ama son pozisyonda isabet
kaydedemeyecekti. Garip.
İlk maçtaki absürt comeback'in en kritik ânında Nick Young parlamıştı: 1 dakikada 3 tane 3'lük. Bu defa Randy Foye 9'da 6'yla 16 sayı attı. Reggie Evans'ın son dakikada gelen basketini de unutmayalım. Neler oluyor? Millet, "Sonraki maça Ryan Gomes ve Trey Thompkins damga vuracak." diye yorumlar yapıyordu.[3] Tüm bu saçmalıkların tek bir sebebi var: “Eğer playoff'larda maçlar son anlara kalırsa, en iyi oyuncuya sahip takım galibiyete uzanır.”
İlk maçtaki absürt comeback'in en kritik ânında Nick Young parlamıştı: 1 dakikada 3 tane 3'lük. Bu defa Randy Foye 9'da 6'yla 16 sayı attı. Reggie Evans'ın son dakikada gelen basketini de unutmayalım. Neler oluyor? Millet, "Sonraki maça Ryan Gomes ve Trey Thompkins damga vuracak." diye yorumlar yapıyordu.[3] Tüm bu saçmalıkların tek bir sebebi var: “Eğer playoff'larda maçlar son anlara kalırsa, en iyi oyuncuya sahip takım galibiyete uzanır.”
Bu seride sahada olan en iyi
oyuncunun CP3 olduğunu herkes biliyor. Chris Paul'un istatistikleri son maçta:
24 sayı, 11 asist, 4 top çalma. Takımın hem beyni, hem kalbi olduğunu gerçeğini
bir kenara bırakıp yalnızca son 2 dakikaya bakınca çılgın bir tabloyla
karşılaşıyoruz. Paul önce orta mesafeden çok zor bir şut attı, bakmadan bounce
pas verip Blake Griffin'e asist yaptı, 3 serbest atış soktu... Bahsettiğim
pozisyonlar arka arkaya oluyor. (Clutch player!)
Şut, penetre ve turnikeleri; zamanındaki Kidd'den kat kat iyi, savunması
Nash'in 3 katı, Gary Payton gibi takım arkadaşlarına kötü
davranmıyor, D-Will'in aksine yalnızca kazanmayı obsesyon haline
getirmiş... Kariyeri gelişip serpilmedi henüz. Hâlâ ismini Kidd, Nash ve
Payton'dan sonra hatırlamak zorundayız. Fakat iyi bir playoff takımını[4] yönetmeye
başladığı gün, büyükler listesinde feci bir karmaşa yaratacak.
Clippers şu an 2-1 önde.
Basketbolun adaleti olsaydı Memphis 3-0 önde olurdu. (Evet alenen Memphis’i tutuyorum
ve başarılı olmalarını çok istiyorum). Son
olarak şöyle bir istatistik vererek kapatıyım:
§ Clippers kazandığı iki maçta toplam 2
sayı fark attı.
§ Seride oynanan 3 maçta toplam 12
çeyreğin 10'unda Grizzlies daha fazla sayı atmış (WTF?!).
Elbette bu tuhaf rakamlar seri
bitmeden sonuca da yansır. Basketbol, sen nelere kadirsin!
[1] NBA tarihinin en başabaş geçen serilerindendir. 2008’in
şampiyonu Boston, playofflara Garnett’siz girer. Seriyi 7.maçta kazanırlar ama
kazanana kadar Chicago analarını ağlatır. Bu seride bir maç hariç galip gelen
taraf hep 3 sayı ve altındaki farklarla belirlenmişti.
[2] Clippers hakkında rastgele
birkaç hatırlatma: Butler sol elindeki çatlağa rağmen oynadı. Clippers normal
sezona göre savunmada çok daha vahşi ama playoff temposunda
hücumları epey sancılı geçiyor. Rezalet faul atışı kullandılar. Özellikle
maçın son anlarında gördük ki, Clippers topu kenardan oyuna sokma özürlü
(Pondexter, Conley ve hatta bu akşam pek süre almayan Tony Allen'ın payı büyük).
[4]Mesela gözlerinizi kapatın ve Miami'nin
parçaladığı Knicks'ten Amar'e'yi çıkarıp CP3'yi koyduğunuzu bir düşünün (Amar'e
CP3’den daha fazla para kazanıyor). Artık bir şampiyonluk adayıyla karşı
karşıyasınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder