25 Mayıs 2012 Cuma

Amar’e “An”ı

Amare Stoudamire kısa bir an New York’ta büyük bir yapının ortasındaydı. Şu an hala orada, ancak o ‘an’ artık  kayboldu.  


NBA’in geçen sene tasarladığı Encouragement Promo[1]’larında kendisine yer verenler muhtemelen şu an pişmandırlar.  Çünkü geçen sene Phoenix’ten serbest kalan Amare (ki Suns hiçbir şey alamadan onu free-agent piyasına sundu ve böylece Phoenix Suns devri kapanmış oldu bir süreliğine) New York’la yaptığı 5 yıllığına 100 milyon $’ın karşılığını hiç veremedi. Bu sezon 2.senesini devirdi Knicks’le ancak bu yapının daha ileri gidemeyeceği aşikar. O da tıpkı NBA’de ‘oyunkurucusuz bir hiç’ olan uzunlardan olduğunu kanıtladı. Mesela bunun aksi örneğini Minnesota’dayken Kevin Garnett veya yıllardır izlediğimiz Duncan’la verebiliriz.

Suns’da Nash’in bırakın uzunu, ölüyü bile diriltecek viagravari bir yeteneğe sahip oluşunun nimetlerinden faydalandı Amare. Yıllar boyu Nash’le oluşturdukları takım çekirdeği bir türlü uzanıp uzanıp kıyısına geldikleri NBA finallerine erişemedi ve Suns takımı dağıtarak çökme devrine girdi.[2]  

Amare de o meşhur 2010 free agent piyasında New York’un Lebron,Wade, Bosh, Nowitzki hamleleri olmayıca soluğu Knicks’te aldı(Joe Johnson’ı bile alamadılar o derece). Taraftarlar, alabildikleri tek yıldıza(?) aşkla meşkle bağlandı. Tabi hemen ardından All-Star arasından sonra Carmelo geldiğinde New York’ta mehdi ilan edildiği için Amare dış kapının mandalı oldu. Aklı başında her basketbol izleyicisi Knicks’in çok değerli parçalara sahip olduğunu ancak bu yapıyla hiçbir yere varamayacaklarını düşünmüştü (Goygoycu NewYorker’lar hariç). Amare kariyeri boyunca Nash’le pick&roll oynamış, run&gun[3] sistemiyle verimli olmuştu. Bu sayede Amare kariyeri boyunca hareketliyken topu alıp potaya yöneldi. Yani post oyunu nedir bilmez. 

Acayip atletik yeteneklere sahiptir ve patlayıcılığıyla göze girmiştir. Ancak madalyonun öteki tarafında savunmanın s’sini bilmez. Fantastik özelliklerine rağmen açık söylüyorum alan paylaşımına kafası basmaz. Blok yapabilmek için pota altını boş bırakır (JaVale McGee kafası). İyice suyunu çıkardın diyeceksiniz ama bizim evde Stoudamire’den daha iyi savunma yapabilen 12 tane nesne sayabilirim: Televizyon kumandası, düdüklü tencere, ayakkabı çekeceği… Amare sahadayken Knicks 104,6 sayı, kenardayken 96,9 sayı yedi bu sezon. Yılın savunmacısı ödülünü alan Chandler, dinlenirken veya faul problemine girdiği vakitleri saymıyorum bile. Zaten Tyson Chandler’da bu sene ödülünü alırken şakayla karışık lafı soktu:

“First of all, i’d like to thank my teammates. Because without their poor defense and letting their men fly by them, my defensive talent wouldn’t have been recognized.”
“Öncelikle takım arkadaşlarımı kutlarım. Çünkü onların kötü savunması ve rakiplerinin yanlarından geçmelerine izin vermeleri  olmasaydı, savunma yeteneğim asla farkedilmeyecekti”  asdasdfasdfasfa
Tüm NBA’de pick&roll savunmasını terimini bilmeyen tek adam Amare diyebiliriz. Aşağıdaki videoda önce box out özürlü olduğunu fark edecek, ardından Parker ve Duncan’ın pick&roll’ünde ne hallere düştüğünü göreceksiniz:

Bu bir defaya mahsus bir görüntü değil. İnanın bana Amare’yi biraz dikkatli seyredersek bunu sıkça yaptığını görürüz. Bütün bunlar bir yana bu sene Miami serisinde 2.maçta yaptığı gerzeklik, kariyeri boyunca üzerinde koyu bir leke olarak kalacak. Kaybettikleri ve seride 2-0 geriye düştükleri maçın sonrasında soyunma odasına giderken koridorlardaki bir yangın söndürücüsünün camına yumruğu gömçürüyor ve olanlar oluyor. Haliylen 3.maçı kaçırıyor ve Amerikan medyasının dalga konusu oluyor.

Olayla alakasız manyağın teki Indiana vs Orlando maçında Amway Center(Magic'in evi) koridorlarındaki yangın söndürücülerin üzerine bir şerit çekmiş: Lütfen vurmayın


Gazeteler Amare’yi aptal ilan etmenin ötesine geçti. Knicks taraftarları nefretle doldu ve internet geyikleri tavan yaptı. Seneye ne olacağı meçhul. Yavaş tempo ve izolasyonlarla etkili olan Carmelo, run&gun’ın çocuğu Amare ile beraber oynamakta güçlük çekiyor. Fakat takas seçeneği mümkün gözükmüyor çünkü Amare’nin kalan 3 sene için 60 milyon $’lık kontratını kimse üstlenmez. 


Genç yaşında babasını kaybetmesi, annesinin hapiseneye girip çıkması yetmiyormuş gibi bir de bu sezon ortasında kardeşini kaybetmesi (bu ölümden sonra gözününaltına gözyaşı dövmesi yaptırdı) artık mental olarak da dağıldığının göstergesi oldu. Carmelo’yla Amare imkansız denklem gibi duruyor. Ki nitekim D’Antoni geçen sene All-Star arasından sonra aldıkları Carmelo’yu aslında istemediğini bu sene Knicks’ten kovulurken verdiği demecinde belirtti. D-Will’i kadroya katmayı daha mantıklı görmüş ancak Carmelo’da tercih kılmıştı New York. Adam sorunu teşhis etmişti aslında: Amare ancak yanında bir Nash veya D-Will demiyorum vasatın üstü bir oyun kurucuyla yetenekleri açığa çıkıyor. Bu da onu overrated yapıyor. En azından benim gözümde…




[1] Bu promolar birer şaheserdir. Amare dışında Nash, CP3 ve Durant ile çekildi. Hepsi bir yana ama en bayıldığım Curry’ninkiydi. Spoiler: Curry’nin yanındaki adam bir zamanların keskin şutörlerinden babası Dell Curry. http://www.youtube.com/watch?v=wg43SKN0keY


[2] Çoğu takım ellerindeki yapının, kurguladıkları hedefe ulaşamayacaklarını acı gerçeklerle öğrendikleri vakit, takımı yavaş yavaş dağıtıp yüklü kontratlardan kurtularak drafttan seçecekleri oyuncularla yeniden yapılanma sürecine giderler. Çünkü takımın artık ne uzayıp ne kısaldığını görmektense ve her sene playoff mücadelesi veren veya playoff ilk turunda elenen bir takım olmaktansa bu süreci seçerler. (Çoğu takım dedim çünkü New York, Atlanta  gibilerinde yıllardır böyle bir mentalite yoktur)

[3] Run&gun sistemi, hızlıca rakip sahaya gidip ilk 14 saniyede şut atmak üzerine dayalı bir sistemdir. Bu anlayışı uygulayan koçlar Mike D’Antoni (Suns&Knicks), Don Nelson(Dallas, Warriors)…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder