NBA’in vintage kısmına bayılıyorum. Özellikle
tıfılken gecenin bir körü kalkıp veya üniversite zamanı sabahlayıp manyak gibi
maç izlediğim zamanlarda ileride NBA jeneriklerine konu olan epik maçlara kanlı
canlı şahit olmak güzel bir hatıra olmuştur benim için. Kiminin maç kayıtlarını
zamanında indirip halen arasıra baktığım oluyor. Şimdi arkanıza yaslanın ve
belki sizlerin de izlerken hatırlayacağınız en efsanevi geridönüşleri sıralayalım
(Baştan söyliyim Top 10 listesi değildir bu. Arşivi kurcalarken kendime göre en
iyilerini seçmeye çalıştım).
1 – T-Mac’in 35 saniyede 13 sayısı (Tarih: 12
Aralık 2004)
Aslanım benim! Bir daha senin gibi birini
izler mi bu gözlerim? (T-Mac sempatizanlığım kabardı)
2 – Geçen sene Playoff ilk turunda Portland
evinde 23 sayı geriden gelip Dallas’ı yendi. Seri 2-2 olmuştu böylece ancak
Dallas sonraki 2 maçı da alıp seriyi kazandı ve geçen sene şampiyonluğa
yürürken belki de en çok zorlandığı viraj Portland oldu. (23 Nisan 2011)
3 – 1995 Indiana – New York serisi. Ben buna
yetişemedim ama maç efsaneler arasında olduğundan sonradan izledim. Reggie babadan 9 saniyede 8 sayı! Boooom
Baby. Yeri gelmişken ‘Winning Time’ adlı belgeselin ana konusudur bu . Hala
izlemeyen varsa yıkılsın karşımdan(?)
4 – Tarih 9 Kasım 2010. Millsap daha önce
20’de 2’yle attığı üçlüklerden Heat maçına ardarda 3 tane sokuyor. Maçı 46
sayıyla tamamlıyor. Utah maçı 19 sayı geriden gelip kazanıyor ama sezon devamında
Jerry Sloan’la yollar ayırlıyor. Bu maçı unutamıyorum çünkü o sene süpersonik
kadroya kavuşan Miami’ye soğuk duş etkisi yaratan bir performans olmuştu.
5 -2008 NBA Finalleri 4.maçı. Canlı
izlediğimde ayrı bir adrenalin salgıladı bünyem. Bir Laker-hater olduğum için
Boston’ın kazanmasını çok istiyordum. Nitekim Lakers’ı eleyip şampiyon da oldular.
Final serisinin 4.maçında 24 sayı geriden gelerek maçı almıştı Boston.
6 – 21 Şubat 2010. Yine sahnede Utah var. 25
sayı geriden gelerek uzatmada maçı alıyorlar. D-Will 18 sayı, 7 ribaunt, 12
asist...
7 – Şu maçı da canlı izliyordum. Son çeyreğe
27 sayı geride giren Lakers, Dallası 105-103 yendi. Son çeyreğin skoru 44-15!
Hiç unutmuyorum son çeyreğe girmeden
önce yayıncı televizyonun muhabiri kenarda Dallas benchinde Mark Cuban’la
röportaj yapmıştı. O da ‘işte NBA bu’, ‘bu oyunu bunun için seviyorum’, ‘Dirk Nowitzki dünyanın en iyisi’ cümlelerini
kullandı. Bilmiyordu başına gelecekleri… Son çeyrekte atılan her Lakers
sayısında Cuban’a zoom yapıldı haliylen.
8 – 2002 Batı konferansı Finali 3.maçı. Bizim
jenerasyon hatırlar. Dönemin en keyifli rekatbetlerinden Sacremento-Lakers
mücadeleleri. Hidoyla yatıp Sacramento’yla kalkıyorduk. Bu maçı yine Kanal D’de
Ender Bilgin ve kargalar eşliğinde izliyordum sabaha karşı. Normalde o sıralar
gözlerimi mandalla açık tutmaya çalışırken, bu kez böyle birşeye gerek kalmadı.
Maçı Lakers kazanamadı ancak 50 saniyelik
sekansta 14-0’lık seri. Kendinizi tutmayıp OHA diye bağırabilirsiniz. Nihayet
potaaltından topu oyuna soktuklarında bir rahatlama geliyor insana...
9 – Yine bir Vinny DelNegro vakası. 21 Aralık
2009. Bulls-Kings normal sezon maçı. 35 sayıdan verdi maçı Chicago.
Evet Kings aldı demiyorum çünkü bu maçta Kings
dışında herhangi bir takım da alabilirdi. Tek bir sebebi var : Del Negro.
Geldiği yere ölüm getiren adam. 2 sezon boyunca Bulls’un koçluğunu yaptı ve
takımın galibiyet yüzdesi %50’nin üstüne çıkmadı. Bulls DelNegro’yu kovduktan
sonra Tom Thibodeau ile anlaştı ve aynı sezon ligin zirvesini ele geçirdiler:
62 galibiyet, 20 mağlubiyet. Bakalım Clippers’ı daha ne kadar mahvedecek.
10 – İşte gerçek anlamda tarihi bir geridönüş.
Başrolde yine Utah. Tarih 29 Kasım 1996. Buna da yetişemedik ama 3.çeyrekte
Denver’a karşı 36 sayıdan geridönüş tek kelimeyle anlatılmayacak cinsten.
11- Ve tabii ki hafızalarda daha tazeyken bu
playofflardaki Clippers-Memphis serisi
ilk maçı. Memphis kendi evinde adeta akıl tutulması yaşayarak maçı 27 sayıdan(3.çeyreğin
bitmesine 2.12 kala skor 84-57 Memphis lehine) Clippers’a armağan etti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder