27 Mayıs 2012 Pazar

Sıkıntı var


Yavaş yavaş sezonun sonuna geliyoruz. Er meydanı veya oğlanlar bir yana adamlar bir yana dediğimiz playoff mücadelelerinde Konferans finallerine kadar geldik. Kan, ter, hırs, yürek had safhaya gelmiş vaziyette. Elde kalan 4 takımdan herkes biliyor ki 3’ü şampiyonluğa uzanabilir: Miami, Oklahoma, San Antonio. Boston içinse ‘Never underestimate the heart of a champion’ aforizmasının etki edeceğini kimse zannetmiyordur herhalde. Mantığım ve gönlüm San Antonio diyor ama Miami bu sefer olacak sanki. Bir de bunların yanında OKC var. 

Mükemmel bir yetenek topluluğu var ancak düzen, intizam, sistem gibi kavramlara uzak oldukları için bu sene de ya Spurs’e ya da finalde Miami’ye elenirler gibime geliyor. Bir kere balık baştan kokar misali Scott Brooks, o takımın koçu olarak durursa ileriki senelerde de şampiyonluk işi yaş. Point-guard’dan bozma shooting-guard’dan doğma Westbrook, ligin en iyi skoreri Durantula, potaaltında Ibaka ve Perkins ve kenardan gelen en iyi 6.adam Harden mükemmel bir çekirdek. Üstelik takımın lideri henüz 23 yaşında olduğunu duyduğunuz an “Thunder Dynasty”nin oluşmaması için hiçbir neden yok gibi duruyor. Ama iş sözde olmuyor maalesef. 2 sene önce ilk turda Lakers’a ecel terleri döktürüp elenen, geçen sene ise şampiyona konferans finalinde elerek ‘Geliyoruz’ mesajını veren takım ha seneye ha öbür seneye dedikçe yaş alır gider. Bir de bakmışız çekirdek 30’lara merdiven dayamış, elde var sıfır… 


Olayı basketbol penceresinden baktığımızda durum bu. Bir de işin şekil şemal kısmı var. “Kafayı yiyor bu adam ne alaka?” diyebilirsiniz ama çok net bir sorum var: Bu formalarla mı şampiyon olacak bu takım? Bakın her zamankinin aksine burada öznellik pek yok. Şu formalarla şampiyon olsalar ne olur, olmasalar ne olur? Yani normalde olacağının aksine, şu formanın kötülüğüyle alakalı oybirliğine varılabilir. Şampiyon olan/olacak bir takımın forması bu kadar iğreti olmamalı. En son kafayı taktığım önceki senelerdeki Spurs formasıydı. Formanın yakasıyla bir oyuncu terini sildiği vakit bir daha eski halini almıyordu ve atlet görünümündeydi. Neyse ki sonra değiştirdiler.


Thunder organizasyonu da aslında yeni kurulmuş bir yapı. Kökeni Seattle Supersonics’e dayanıyor. Yönetim, takımı 2008-09 sezonunda Oklahoma City’ye taşıdı. Hatta bayağı olaylı oldu bu taşıma süreci çünkü sözleşmeye göre takım 2010 sezonuna kadar Seattle’daki salonda(KeyArena) maçlarını oynayacaktı. Seattle şehri takımı dava etti derken takım, ismini de değiştirerek Oklahoma City Thunder oldu ve Supersonics tarihe karıştı. İşte o ara idare etsin diye mi alelacele bu formayı yaptılar bilemiyorum. Normalde bir NBA forması için raf ömrü 3 sezondur. Bence bu süre kısa ancak burada acil bir durum var. Yani sıkıntı büyük! Bir de utanmadan tanıtımını yapmışlardı zamanında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder