29 Nisan 2012 Pazar

Char"lost" Bobcats

NBA tarihinin en kötü takımı belliydi: 1972-73 sezonu Sixers. 82 maçta 9 galibiyet almışlardı yani galibiyet  mağlubiyet yüzdeleri şöyle: 0.110 (YÜZDE ONBİR). Lig Tarihi'ne isimlerini altın harflerle yazdırdıklarını, ebediyen bu ünvanı koruyabileceklerini sanıyordum. Fakat ta ki bu sezona kadar… Bu rekoru kıran bir takım vardı artık: Charlotte Bobcats.

Antremanda Yapılacaklar Listesi: Hiçbir şey. Yapıldı.


Bobcats 7 galibiyet ve 59 mağlubiyetle sezonu bitirdi. Ve sıralama kağıdında galibiyet yüzdesi 0.106 yazıyor. Sezon içinde ligin en kötü takımı diye bahsedilen Wizards’ın istatistikleri bile Charlotte'tan iki kat daha iyi.

Charlotte'ın kadrosu o kadar rezalet ki mahalleden adam toplayıp bir takım oluştursak (ben, manav, bakkal, evde beslediğim hamster ve üst kat komşun olan 85 yaşındaki nine) bile ezer geçeriz muhtemelen.

 Ligin en az ribaunt alan takımı (Golden State'le beraber), ligin en düşük yüzdeyle sayı atan takımı, ligin en kötü hücum eden takımı...[1] Bunlar Bobcats'in ünvanlarından yalnızca bazıları. Takımın en iyi oyuncusu 35 yaşına merdiven dayamış olan Corey Maggette; sakatlandığı için sezonu kapamıştı. Geri kalanlar zaten içler acısı hâlde[2]. İnsan Bobcats'in kadrosuna bakınca küçük dertlerini unutup hayata umutla bakmayı öğreniyor. Takımda 15+ sayı atabilen yok, 5.5+ ribaunt alabilen yok. 

 Öyle ki geçtiğimiz hafta normal sezonun son haftasıydı ve evlerinde Memphis’le oynarken Rudy Gay ve Biyombo arasında yaşanan trashtalk şöyle vuku buldu:

 “Rudy Gay: Biyombo bana dedi ki: ‘Burası benim evim’. Ben de ona şöyle cevap verdim: ‘Sadece 7 maç alabilmişiniz. Burası herkesin evi.’ “ [3]

Gay haksız da değil hani. Ama biraz kanına dokunan cinsten olmuş bu söylem. İşte Charlotte'ın sezonunun özeti şurada yatıyor:


  

Yönetimin tepesindeki adamı hepimiz yakından tanıyoruz: Michael Jordan. Tarihteki en büyük basketbolcu olduğu, yeryüzündeki tüm insanların kabulüdür. Mağlubiyeti hazmedemeyen, kazanmak için canını feda edebilecek bir adam. Yazın Anthony Davis ile anlaşamazlarsa sinirden patlayabileceğini tahmin ediyorum. Bir sezondur draft'in bir numarasını hedefliyorlar (Hatta bu hedefe ulaşmak için takımı bilerek boşalttıklarını da biliyoruz.). Birkaç sene içinde süper yıldız olacağı konuşulan Anthony Davis için piyangoya girecekler ve %25'lik şanslarının işe yaraması için dua edecekler. Davis'i tutturamasalar bile paniğe gerek yok[4]. Yazın onlarca iyi oyuncunun lige gireceği, tarihteki en iyi ve derin draft'lardan birine şahit olacağımız söyleniyor[5]. Yine de Jordan ve Bobcats, bataklıktan kurtulmak, hava değişikliği yaratmak için Davis'e muhtaç gibi görünüyor şu an. Ama insan bir taraftan da Davis’i Bobcats’in seçmesine gönlü el vermiyor.


Anthony Davis bu seneki draftın 1 numarası olarak görülüyor.







[1] Maç başına 88 sayı atmalarına rağmen 101.4 sayı yiyorlar.

[2] Diğer iyi oyuncuları şunlar: Gerald Henderson, Kemba Walker, Byron Mullens, Reggie Williams. Yuh. Devamını ben de bilmiyorum. Mesela kadroda Matt Carroll diye bir oyuncu var(mış).

[4] Davis’i draft edemezlerse onlarca Bobcats taraftarı intihar edebilir.

[5] Kısaca tarihteki en iyi draftlar:
                1984: Hakeem, Jordan, Barkley, Stockton
                1996: Iverson, Marbury, Kobe, Antoine Walker, Nash, Ray Allen, Stojakovic, Jermaine O’Neal
                2003: LeBron, Carmelo, Bosh, Wade, Kaman, David West

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder