30 Temmuz 2012 Pazartesi

Popovich Alıntıları




NBA’de merakla takip edilecek, üzerine muhabbet çevirelecek çok şey var. Süperstar sınıfındaki oyuncular, bu oyuncuların oluşturmaya başladığı süperstar takımları, genç yetenekler, Avrupalı oyuncular, Shaq – Barkley gibi yıldız yorumcular, vs. Ama içlerinde bir isim var ki hala faal olduğu ve onun dönemine denk gelebildiğimiz için kendimizi şanslı hissettiriyor; Gregg Popovich. Ligin en istikrarlı yapısının mimarı olarak kazandığı şampiyonluklar ve antrenörlükteki ustalığı bir tarafa saha içi röportajları, maç sonu açıklamaları, basın toplantıları bu kadar eğlenceli geçen, her söylediği şeyde bir zeka pırıltısı ve komik taraf bulunan başka biri yok ligde. Geçtiğimiz sezona da Gary Neal ve Ricky Rubio açıklamalarıyla hızlı bir giriş yapınca ufak bir “Popovich alıntıları” postu atayım dedim.
Öte yandan dellenince de gözü kimseyi görmeyen, yanında durmak istemeyeceğiniz şahsiyetlerden birisidir. Hemen aklıma gelen, hiç unutamadığım şöyle bir vakası var:



Google’a ismini yazınca bunların kat kat fazlasını da bulmak mümkün, benim seçtiklerim şöyle: 



Gary Neal’in apandisit ameliyatı olduktan sonra istirahat etmesiyle ilgili; 
“Bizim zamanımızda apandistimiz alınınca ne olurdu biliyor musunuz? Ertesi gün çıkar kar kürerdik. Gary’se yatakta yatıp “Çok ağrıyor koç, hiçbir şey yapamıyorum diyor. Ben de ona küçük bir kart gönderdim. Üzerinde küçük bir geyik resmi vardı, çiçek kokuları saçıyor. Aklımızda olduğunu bilmesini istedim. Sırf onu mutlu etsin diye yanında dondurma bile yollayacaktım neredeyse”
***
Ricky Rubio’nun Amerikan kültürüne alışma süreciyle ilgili;
“Bu Avrupalı çocuklar bütün dünyada seyahat ediyorlar. Bizden çok daha kültürlüler. Herkes Amerikalılar en mühim insanlarmış gibi davranıyor, öyle bir kibrimiz var kendi hakkımızda. Sanki kültürlü olan bizmişiz gibi. Ciddi misiniz siz? Son zamanlarda hiç TV izlediniz mi? Amerikalılar neler yapıyor görüyor musunuz? Mesela kaç tane yabancı dil biliyorsun? Bir de onlar bizim kültürümüze nasıl adapte olacak diye mi soruyorsun? Umarım adapte olmazlar ve kendi kültürlerini korurlar.”
***
Bir Boston Celtics maçı sonrası Ray Allen hakkında; 
“Ray’in şutu üzerinde biraz daha çalışması lazım. Sadece 16’da 13 atabildi.” 

***
Maç içi röportajda nasıl daha iyi olacakları sorusu üzerine;
“Savunmada berbat haldeyiz. Bireysel ve takım olarak berbat haldeyiz. İstikrarlı bir şekilde berbatız. O yüzden verecek bir cevabım var mı bilmiyorum. Olsaydı bu kadar berbat olmazdık zaten.”

***
Derrick Rose’un San Antonio’ya 42 sayı attığı maçtan sonra;
“O oyuncu kurucu… adı ne onun? Vay be. Bayağı iyiydi.”

***
San Antonio Beyaz Saray ziyaretindeyken Fransa’yla arası bozuk olan George Bush’a Tony Parker’dan bahsediyor;
 “Bizim Fransızın gelmesine izin var mı?”

***

Don Nelson’ın asistanı olarak geçirdiği iki yılda ne öğrendiği sorusuna;
“Hiçbir şey. İki yıl boyunca kafam karıştı sadece. Hiçbirşey anlamadım ve kafam hala karışık.”

***

Tony Parker’a sonunda bir IPhone alması üzerine;
“Tweet ya da kısa mesaj atmıyorum. İnsanlar bana “sana mesaj attım” diyor, ben de “kendi kabahatin” diye cevap veriyorum.”

Son noktayı da şöyle koyalım: Hava atışından 5 saniye sonra Hack-a-Shaq yaptırıyor:)) Unutmadan bu bir Batı Konferans Finali maçıydı:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder