NBA’de merakla takip edilecek, üzerine
muhabbet çevirelecek çok şey var. Süperstar sınıfındaki oyuncular, bu
oyuncuların oluşturmaya başladığı süperstar takımları, genç yetenekler,
Avrupalı oyuncular, Shaq – Barkley gibi yıldız yorumcular, vs. Ama içlerinde
bir isim var ki hala faal olduğu ve onun dönemine denk gelebildiğimiz için
kendimizi şanslı hissettiriyor; Gregg Popovich. Ligin en istikrarlı yapısının
mimarı olarak kazandığı şampiyonluklar ve antrenörlükteki ustalığı bir tarafa
saha içi röportajları, maç sonu açıklamaları, basın toplantıları bu kadar
eğlenceli geçen, her söylediği şeyde bir zeka pırıltısı ve komik taraf bulunan
başka biri yok ligde. Geçtiğimiz sezona da Gary Neal ve Ricky Rubio
açıklamalarıyla hızlı bir giriş yapınca ufak bir “Popovich alıntıları” postu
atayım dedim.
Öte yandan dellenince de gözü kimseyi
görmeyen, yanında durmak istemeyeceğiniz şahsiyetlerden birisidir. Hemen aklıma
gelen, hiç unutamadığım şöyle bir vakası var:
Google’a ismini yazınca bunların kat kat
fazlasını da bulmak mümkün, benim seçtiklerim şöyle:
Gary Neal’in apandisit ameliyatı olduktan sonra istirahat etmesiyle ilgili;
Gary Neal’in apandisit ameliyatı olduktan sonra istirahat etmesiyle ilgili;
“Bizim zamanımızda apandistimiz alınınca
ne olurdu biliyor musunuz? Ertesi gün çıkar kar kürerdik. Gary’se yatakta yatıp
“Çok ağrıyor koç, hiçbir şey yapamıyorum diyor. Ben de ona küçük bir kart
gönderdim. Üzerinde küçük bir geyik resmi vardı, çiçek kokuları saçıyor.
Aklımızda olduğunu bilmesini istedim. Sırf onu mutlu etsin diye yanında
dondurma bile yollayacaktım neredeyse”
***
Ricky Rubio’nun Amerikan kültürüne
alışma süreciyle ilgili;
“Bu Avrupalı çocuklar bütün dünyada
seyahat ediyorlar. Bizden çok daha kültürlüler. Herkes Amerikalılar en mühim insanlarmış
gibi davranıyor, öyle bir kibrimiz var kendi hakkımızda. Sanki kültürlü olan
bizmişiz gibi. Ciddi misiniz siz? Son zamanlarda hiç TV izlediniz mi?
Amerikalılar neler yapıyor görüyor musunuz? Mesela kaç tane yabancı dil
biliyorsun? Bir de onlar bizim kültürümüze nasıl adapte olacak diye mi
soruyorsun? Umarım adapte olmazlar ve kendi kültürlerini korurlar.”
***
Bir Boston Celtics maçı sonrası Ray
Allen hakkında;
“Ray’in şutu üzerinde biraz daha
çalışması lazım. Sadece 16’da 13 atabildi.”
***
Maç içi röportajda nasıl daha iyi
olacakları sorusu üzerine;
“Savunmada berbat haldeyiz. Bireysel ve
takım olarak berbat haldeyiz. İstikrarlı bir şekilde berbatız. O yüzden verecek
bir cevabım var mı bilmiyorum. Olsaydı bu kadar berbat olmazdık zaten.”
***
Derrick Rose’un San Antonio’ya 42 sayı
attığı maçtan sonra;
“O oyuncu kurucu… adı ne onun? Vay be.
Bayağı iyiydi.”
***
San Antonio Beyaz Saray ziyaretindeyken
Fransa’yla arası bozuk olan George Bush’a Tony Parker’dan bahsediyor;
“Bizim Fransızın gelmesine izin var
mı?”
***
Don Nelson’ın asistanı olarak geçirdiği
iki yılda ne öğrendiği sorusuna;
“Hiçbir şey. İki yıl boyunca kafam
karıştı sadece. Hiçbirşey anlamadım ve kafam hala karışık.”
***
Tony Parker’a sonunda bir IPhone alması
üzerine;
“Tweet ya da kısa mesaj atmıyorum.
İnsanlar bana “sana mesaj attım” diyor, ben de “kendi kabahatin” diye cevap
veriyorum.”
Son
noktayı da şöyle koyalım: Hava atışından 5 saniye sonra Hack-a-Shaq yaptırıyor:))
Unutmadan bu bir Batı Konferans Finali maçıydı:










